Vücudun Hesap Sistemleri

İslam Dininin İnsan Sağlığına Verdiği Önem

İslam Dininin İnsan Sağlığına Verdiği Önem

B — BAHİS: II

VÜCÛDUN HESAP SİSTEMLERİ:

Günümüze kadar sağlık konusundaki tüm yanlışlar, tüm bilmezlikler vücûdumuzun kompiturize düzenini bilmezlikten gelmişlerdir.

İnançsız bilim, vücûdun birçok tertiplerini tanımadan, hastalıkları raslantıdan gelen yanlışlar sanıyordu.

Son yıllarda tıp bilimleri açısından bizce en önemli keşif, insan vücûdunun kompiturize bîr yönetimle çalışmakta olduğunun anlaşılması olmuştur. Kompizurize demek ahenkli bir hesapla yürütülen işlemler demektir. Bunu daha iyi anlamak için bir örnekte görelim.

YEMEK YERKEN NELER ALIYORUZ?

Yemeği yediğimiz an sindirimin kompiturleri çalışmaya başlıyor. Önce ağzımızda tükrük salgısı, sonra yutak ve yemek borusunda ahenkli hareketler başlıyor. Belli zaman aralıklarıyla tıpkı trafik ışıkları gibi sıra ile mide salgıları yemek borusu, pankres salgıları, safra kesesi salgısı devreye giriyor. Bağırsaklar yukardan aşağı doğru boşalıp sindirime hazır besinler için hazırlık yapıyor. Bazı kerre biz bunları ağız sulanması ve karın gurultusu şeklinde hissederiz.

Ancak daha önceki olaylar dolaylı kimyasal işlemlerdir.

Sindirim olayı sürerken karında yedek besinler hemen yakma işlemine girer. Ayrıca yiyecekler arasında farklı maddelerin İhtiyacı doğar. Daha önemlisi yiyecek miktarının ayarlanması yani İstandır. Yemek isteği yine kompiture bağIı ciddi bir hesap işidir. Bu konuda en önemli faktör, alman gıdayı yakılabilecek oranda temiz havanın mevcud olması gereğidir.

Besinler gereği gibi yakılmayacağı zaman, yeme isteği azalır. Ormanlarda iştahın artma nedeni bu mekanizmadır.

Akciğer hastalıklarında, oksijen taşıyan kan hücrelerindeki azalmalarda (kansızlık) yine iştah azalır. Elbette sindirim sistemi hastalıklarında özellikle karaciğer hastalıklarında iştahın azalması tabiidir.

Bazan de iştah, hücre ihtiyacına bağlı kompitur ile artar. Mesela şeker hastalarında kanda yeteri kadar şeker olduğu halde, yanamadığı için hücre açtır, bu yüzden şeker hastalan çok yer.

Demekki modern tıp açısından iştahsız bir kimseye zorla ye demek yanlıştır. Sindirim olayı kompitüründeki arızayı bulup çıkarmak gerekmektedir.

Çeşitli hayat olaylarında kompitür sistemleri izlemek mümkündür. Vücûdumuzda hiç bir hareket yoktur ki kompiturize sistemin bir hesap meselesi olmasın.

Bakın, üşüttüğümüz zaman savunma sistemi nasıl tıkır tıkır işliyor.

Soğukta kaldığımız zaman vücûdumuz donmamak için kanın büyük kısmını vücûdun iç kısmına nakleder, bunu fırsat bilen mikroplar boğazdan akciğerlere, oradan kan’a geçmek için hücuma geçer.

Ağzımıza tek tük giren mikrobları tükrüğümüzde bulunan savunma hücreleri yok eder. Çeşitli kötü alışkanlıklar, alkol, sigara tükrükteki bu savunma hücrelerini öldürdüğünden mikroplar elini kolunu sallayarak boğaza geçer. Ancak boğazın iki yanında müthiş bir savunma karakolu vardır: Bademcikler. Buradaki savunma hücreleri hemen mikroplara saldırır, onları öldürür. Eğer bu savaş uzarsa bademcikler şişer, mikroplarla kıyasıya savaş başlar, işte o anda savunma kompitur sistemi alarma geçer.

Mikroplar suyu çok sevdiğinden vücûddaki su depolarını (Hücre esası) hemen boşaltır hastalanacağımız zaman sık idrara çıkmamız; su iç­mede isteksizlik bu yüzdendir.

Sonra mikroplara karşı en sert tedbiri uygular; Ateşi yükseltir, ateş yükselmesinin üç temel nedeni vardır.

a) Hastalık yapan mikroplar 37 derecede ürerler. Ateş yükselince mikropların üremesi durur.

b)Vücûtta mikrop öldürücü maddeler 30-40 derecede etkindir. Eğer bu maddeler 37 derecede etkin olsaydı, normal hücreleri rahatsız ederdi. Ateş yükselince Antikor dediğimiz bu mik­rop öldürücüler kolaylıkla mikropları öldürür.

c) Savunma hücreleri yüksek ateşte daha güçlüdür. Antikorlarda olduğu gibi, bu hücrelerin de normal ısıda güçlü olmaları dokuların normal, hücrelerini rahatsız eder. Allah bu yüzden onları 39-40 derecede, daha faal, güçlü olacak biçimde yaratmışdır.

İşte ateşin yükselmesi böylesine kompiturize bilinçli bir olaydır. Vücûd bu sırada istirahat etmeli, gerekiyorsa mikrop öldüren ilaçlar alınarak ateş düşürülmelidir, yoksa ateşi zoraki düşürmek düşman ülkede iken seferberliği kaldırmaya benzer.

Ateşli zamanda iştahın olmaması da, mikrobların beslenmesini önleme amacını güder. Ayrıca Karaciğer, böyle vücûdun savaş anında çok meşgul olduğundan sindirim işleri ile uğraşmamalıdır.

Vücûdun Kompiturize nizamı konusunda daha pek çok örnek vermek mümkündür.

Meselâ doğum, anne ve bebeğin ortaklaşa kompiturize sisteme bağlanması ile yürüyen harika bir olaydır. Anne Rahminin açılması ile çocuk iniş hareketleri öyle bir zamanlama sistemine bağlanmışdır ki, rahimin her hareketi, çocuğun dönerek yol bulmasıyle birlikte saniye saniye birbirine uyumludur.  Bebek son itiş hareketinden bir saniye önce çenesini aşağı boyna yapıştırarak son itilmeyi bekler.

Doğum sırasındaki arızalar hep annenin paniğe kapılarak bu sistemi bozmasından kaynaklanır. Mütevekkil anne çok kolay doğum yapar.

• Bu yazı Onkolog Dr. Haluk Nurbaki, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, İslam Dininin İnsan Sağlığına Verdiği Önem (Ankara, 1985) kitabından alınmıştır.

About Author /

Hizmetleri yurt sınırlarını aşmış; ilîm ve mânâ konferansları ile insanlığa hizmete koşmuş, bu yolda son nefesini vermiş ama son noktayı koymamıştır. Bu gönül sevdasının ışığını; nuru ile yol bulanların gönlünde ve eserleri ile yansıtmaya devam ediyor ve edecektir.

Start typing and press Enter to search