Çevremizden Gelen Tehlikeler

İslam Dininin İnsan Sağlığına Verdiği Önem

İslam Dininin İnsan Sağlığına Verdiği Önem

BAHİS: 3

C — ÇEVREMİZDEN GELEN TEHLİKELER:

1 —Aşın ısı değişmeleri:

Genellikle ısı düşmesi büyük ölçüde sağlık sorunları meydana getirir.

Isı düşmesi, korunma sisteminin beyaz kan damarları diyebileceğimiz lenf damarlarını beyin ve savunma azaldığı için çeşitli mikropların vücuda girmesine sebep olur. Üşütmenin pratikde iyi bilinmesi gereken bazı ana başlıkları vardır.

a) Ayakların üşümesi, periton (karın zarı) çevresinde savunmayı güçsüzleştirir. Bu durum, safra kesesi, mide ve bağırsak hastalıklarına yol açar, veya var olan bu hastalıkları alevlendirir.

b) Boynun ve ensenin üşümesi, bademcik ve Farinks de iltihaplanmalara yol açar.

c) Sırtın üşümesi genellikle terleme sırasın, da meydana gelir terli iken soğuk su içilmesi veya cereyanda oturulması özellikle akciğer ve akciğer zarı hastalıklarına yol açar. Zaturrie, bronşit, ploneji bunlar arasında en beürginleridir.

d) Yüzün terli iken yıkanması veya cer-yanda kalması sinuzute yol açar.

e) Bazande şdddetli üşütmeler kas ve eklem­lerin şişmesine sebep olur. Bunlar bazan Romatizma gibi mikroplar bazan yalnız şişmelere bağlıdır (Kulunç).

f) En önemli üşütme olayı soğuk içeceklerden gelmektedir. Buzlu sular buzdolabından çıkmış soğuk içecekler safra kesesi ve çevredeki diğer organların düşmanıdır. Hele terli iken bu hataları yapanlar ömürboyu hatalarını çeşitli rahatsızlıklarla öderler;

Isı artması ile ortaya, çıkan sorunları ise şöyle özetleyebiliriz.

a) İshaller; özellikle yemeklerin kısa sürede bayatlamasmdan dolayı,

b) Beyin zarı şişmeleri ve iltihapları; genellikle güneş çarpması sonucu şiddetli baş ağrısı şuurun bozulmasıyle ortaya çıkar.

c) Sıcağın önemli tehlikelerinden biri de tansiyon hastalarında beyin kanaması yapmasıdır. Bunun daha basit şekli burun kanamasıdır.

d) Sıcak, özellikle gençlerde kan basıncı düşmesi ve baygınlıklar yapar bunlar büyük ölçüde tehlikesizdir.

Sıcak, güneş çarpması, aşırı sıcak su ile yıkanma ve iklim şartlarından ortaya çıkar.

2 Işınlar:

a) Işınların en az zararlısı, Ultra Violedir. Karlı havalarda, aşırı güneşde fazla miktarda vardır. Çok Ultra Viole alınca güneş yanığı dedi­ğimiz olay meydana gelir. Kanda bu etki, özellikle gözlerde kızarma şeklinde görülür (Kar gözlüğü zorunluğu).

b) Röntgen veya İks (X) ışınları ve kaplıcalarda mevcut olan Gama ve Beta ışınları. Bu ışınlar tabiattaki miktarlarıyla zararsızdır.

Ancak devamlı bu ışına maruz kalanlarda, özellikle kan yapan organlarını baskı altına alarak bir sürü olumsuz durumlar meydana getirirler;

X İks ışınları televizyon yayın merkezlerinde, hastahanelerin röntgen laboratuvarlarında, gümrüklerde kontrol cihazlarında çalışanlar için gerekli tedbirler alınmadığı takdirde sakıncalı olabilir.

Işınlar konusunda önemli bir sorun hamilelik sırasında ışın alma meselesidir. Bu abartılmış konunun doğrusu şöyledir.

Hamileler ilk hamile kalacakları devirde hem erkeğin hem kadının ışın alması sakıncalıdır. Hamileliğin başından itibaren anneler 6 hafta ışın almamalıdır.

3 — Mikroplar:

Dış etkiler açısından en tehlikeli yabancı mikroplardır. Eski sağlık kitablarında bu konudaki bilgiler pek yetersizdir. Sağlığımız açısından mikroplar konusunda bilmemiz gerekli olan ciddi bilgiler şunlardır:

a) Gözle görülmeyen tek hücreli minik canlılara mikrop denir. Bunların en küçüklerine virüs adı verilir. Bu minik canlıların türü fevkalade çoktur. Yalnız türlerin sayısı yüz binlere, hatta milyonlara ulaşır. Bunlardan sadece birkaç yüz tür mikrob hastalık yapmaktadır.

Mikropların büyük kısmı tabiat dengesi içinde görevlidir; Bir kısmı da bize yiyecek hazırlar. (Ekmek, Peynir, Yoğurt v.s.) Bir kısım mikroblar, bağırsaklarımızda yaşar ve bize vitamin ve enzim dediğimiz kıymetli kimyasal maddeler hazırlar. Şu halde sanıldığı gibi, bütün minik canlılar düşmanımız değildir.

b) Hastalık yapan mikroblar bize temelde pislik ile bulaşır. Bu noktada İslâm Dini’nin ta 14 asırdır temizliğe verdiği önemi, bilim adına şükranla anmak gerekir. Sırası geldikçe Türk-İslam geleneği hâline gelen bazı alışkanlıklarımızı hatırlatarak atalarımızın mikrobun varlığı bilinmeyen çağlarda bile, onlardan nasıl korunduğunu göreceğiz.

Mikropların insanlara bulaşma yolları çeşitlidir:

1Damlacık bulaşması: Öksürük tıksırıkla hastanın ağzından etrafa yayılan minik su zerrecikleri ile bulaşma anlamına gelen bu durumda 80 cm. mesafe tehlikeli sayılmaktadır.

Bilindiği üzere, Türk-İslam ananesinde bir insana karşı öksürüp tıksırma kesinlikle edep dışıdır.

2Dışkı ve idrarla bulaşma: Hastalıkların büyük kısmı bu yolla bulaşır. Bağırsak hastalıkları dışında çocuk felci, sarılık, hatta son yılların tehlikeli hastalığı Aids bu yolla bulaşmaktadır.

Özellikle virüs hastalıklarının bulaşma yolları bu tarzda olmaktadır. İslamiyette «necaset» (pislik) olarak nitelenen bu maddelerin nekadar titizlikle yasaklandığını herkes bilmektedir.

Pek çok insan kendinin temiz olduğunu sanır. Hâlbuki necasetten arınma konusunda, en fakir bir müslüman kadar titiz değildir.

Abdest almadan önce her türlü kirden arınma zorunluğu, namaz kılınacak yerde pis maddelerin bulunmaması gereği, sağlık açısından asırlar boyu Türk-îslam toplumunun temel anlayışıdır.

Gerek taun (kolera) gerek veba sırasında Yüce Peygamberimizin koyduğu karantine emri, gerekse neoisten korunma bu salgınlarda Türk-İslam toplumunu büyük ölçüde korumuştur. 13. ve 16. asırlarda tüm dünya ya büyük felaketler getiren veba ve kolera salgınları doğu’da Çin’i Batı’da Avrupa’yı milyonlarca ölüm olayı ile yıkarken arada titiz Türk-İslam toplumu bu felaketleri büyük ölçüde zayiat vermeden atlatmışdır.

3 — Hayvanlardan bulaşan hastalıklar:

Hayvanlardan çok tehlikeli hastalıklar bulaştığını herkes bilir. Bunların başında kuduz gelir. Fare pirelerinden veba, atlardan ruam gibi öldürücü hastalıklar bulaşmaktadır.

Sivrisinekden sıtma, karasineğin taşıdığı mikroblarla da çeşitli bağırsak enfeksiyonları bulaşır. Ayrıca ineklerden bulaşan bir tür verem eski yılların önemli belalarından biridir. Hayvanlardan geçen bir tür hastalık da Malta hummasıdır. Bu son iki hastalığa karşı en iyi tedbir sütü kaynatmaktır.

Şüphesiz, mikropların bir başka bulaşma şekli de hasta bölgenin direkt teması ve hastalık çevresindeki akıntıların pisliklerin sağlıklı insana intikalidir. Bu konuda en ilginç olay sokaklardaki pisliklerin eve taşınmasıdır. Yine Türk-İslam ananesinin bir sağlık kuralı evlere ayakkabı ile girmeme adetidir. Batıdaki bu davranışı keramet sanan birçokları kibarlık olsun diye yatak odalarına kadar ayakkabı ile girerler. Bunlar, evdeki çocuklarına vereme kadar her tür mikrobu getirdiklerini bir bilseler, beğenmedikleri atalarını rahmetle anarlar.

Mikrob bulaşmalarına karşı alınacak tedbirleri hastalıklardan korunma tehlikesini de anlatacağım.

4 — Parazitler (Kurtlar):

Çevreden bize etki yapan bir sorun da parazitlerdir. Bunların büyük kısmı barsaklarda yaşarlar ve besinlerimize ortak olarak bize ziyan verirler. (Solucan, şerit, kılkurdu)

Bir kısmı da kist yapar. Domuzdan geçen kist, etinin yenilmesiyle beyinde, köpekden geçen kist karaciğerde ve akciğerde çok tehlikeli hastalıklar yapar.

Domuzdan geçen kist, etinin yenilmesiyle bulaşır. Bu hastalık, kendini aydın sananların sandığı gibi önceden kolayca bilinemez;

Köpekten geçen kist ise onu evde beslemekle geçer. (Yani dışkı yolu ile) Bilindiği gibi İslâm Dini domuz etini ve evde köpek beslemeyi yasaklamıştır. Köpekle el teması hâlinde, elin yıkanması gerekir.

5 _ Çevreden gelen önemli bir etki de hava kirliliği ve hava kirliliğini azaltan ağaçların kesilmesidir; Bu durum gerçekten yüz yılımızın en büyük bir derdidir.

Ne var ki, Allah’a saygı onun yarattığı çevreye sevgi kalmadığı için, tüm milletler, kanun zoru ile kirlenmeyi önlemeye çalışmaktadır. Çevre kirliliği açısından bizim pratikde bileceğimiz önemli noktalar şunlardır:

1— Kirli havadan imkân nisbetinde kaçınmak, evlerde geniş yapraklı çiçekler yetiştirerek imkân nisbetinde oksijeni bol hava almak.

2—- Tarım ilaçları bulaşmış her türlü yiyeceği çok iyi yıkamak.

3— Fabrika artıkları çevresinde ki suları içmemek, kullanmamak ve bu sulardan, şayet varsa balık tutmamak.

4— Zorunluluk olmadıkça eksoz dumanlarının çok olduğu garaj ve fazla araba birikimi olan yerlere gitmemek.

5— Yine imkân ölçüsünde gürültüden kaç­mak, devamlı ses yapan âletleri sessiz hâle getirmek.

6— Yağlı boya ve parke eritici ilâçların bu­lunduğu yerden uzaklaşmak.

• Bu yazı Onkolog Dr. Haluk Nurbaki, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, İslam Dininin İnsan Sağlığına Verdiği Önem (Ankara, 1985) kitabından alınmıştır.

About Author /

Hizmetleri yurt sınırlarını aşmış; ilîm ve mânâ konferansları ile insanlığa hizmete koşmuş, bu yolda son nefesini vermiş ama son noktayı koymamıştır. Bu gönül sevdasının ışığını; nuru ile yol bulanların gönlünde ve eserleri ile yansıtmaya devam ediyor ve edecektir.

Start typing and press Enter to search