Sağlığın Temel Kanunları (Hayatın Altın Anahtarları)

İslam Dininin İnsan Sağlığına Verdiği Önem

İslam Dininin İnsan Sağlığına Verdiği Önem

BİRİNCİ BÖLÜM

Sağlığın Temel Kanunları (Hayatın Altın Anahtarları)

BAHİS: I

A — YAPIMIZDAKİ AHENK:

İnsan vücûdu, beden ve ruh yaniyle bir bütündür. İnsan bir hücre yığınından ibaret değildir.

Bu temel yasaya inanmadıkça sağlığın gerçeğine yaklaşmak mümkün değildir. Maddeci bilim dahi, insanın tüm organlarının ruhî etkilerle bozulduğunu veya daha iyi çalışma imkânı bulduğunu artık kabul etmektedir. Bu konuyu iyi anlamak için moral mekanizmanın nasıl çalıştığını etraflıca anlatmak gerekiyor. Ancak önceden size günlük hayatta her gün karşılaştığımız bazı gerçekleri hatırlatmak istiyorum:

Bir şeye üzüldüğümüz zaman iştahımız kaçar. Demek ki, midemiz üzüldüğümüz zaman salgı salmıyor. Bunun aksi de olabilir. Devamlı bir ruhî sıkıntı altında iseniz, mideniz devamlı asit salar. Sonunda mide ülseri olursunuz.

Çok acı bir haber alınca kalb damarının büzülüp tıkanması (İnfarktüs) hatta ölümün meydana gelmesi günlük olaylardandır.

Acaba psikosomatik (yani ruhdan bedene aktarılan) bu arızalar nasıl meydana gelmektedir?

Vücûdumuzda iç organların çalışması, bitkisel sinir aracılığı ile yürür. Bitkisel sinir sistemi, geniş manada dokular, hücreler, hormon dediğimiz kimyasal maddelerin yönetimindedir. Hormonları, iç salgı bezleri salar. Ayrı ayrı işler için, ayrı ayrı hormonlar salınır. Bazı örnekler verirsek hücrelerin su tutması, üreyip çoğalması, kanda şekerin ve yağların yanması, hep hormonlarca yürütülür. Cinsel olayların, doğumun büyük kısmı hormonlarla sağlanır. Daha önemlisi damarların genişlemesi ve daralması hormonlarla yürütülür. Bu son işler hayatî önem taşır; organların hayatı bu daralıp genişlemeye bağlıdır.

İşte hormon sistemi vücûdun çeşitli bölgelerindeki bezlerden salman böyle hayatî cevherlerdir. Bu sistemi, boynun alt yüzüne yapışık iri bir fındık büyüklüğündeki HİPOFİZ adlı salgı bezi yönetir. Hormonların birbiriyle ahenklerini sağlamak için, Allah bu sistemi orkestra şefi gibi görev yapan bu beze bağlamışdır; Sağlığımız için hayatî önem taşıyan gerçekler bundan sonra başlar. Bu salgı bezini yöneten bölge ise yine beynin alt yüzüne HİPO TALAMUS dediğimiz bir beyin kısmıdır. Ne var ki beynin bu kısmı yalnız ruhî etkiler altındadır. Heyecan, korku, sıkıntı ve benzeri olaylar bu merkezi etkileyince hipofiz salgı bezindeki denge bozulur tüm salgı bezleri karmaşık bir çıkmaza düşer. Bu tarz olaylar bazen kısa süreli yani geçicidir. Ancak kalıcı olanları, hayatı alt üst edenleri de vardır.

Yapılan incelemeler Hipotalamus’dan hipofize, oradan diğer salgı bezlerine, dolayısıyle damarlara dokulara yansıyan ruhî olayları iki grupta toplamaktadır:

1— OLUMSUZ ETKİLER:

Korku, kin, ihtiras, kıskançlık, nefret gibi duyguların hipotez damarları etrafındaki minik boğazı daraltıp hormonları çıkmaza soktuğu durumlardır.

Bu söylediklerimizin en bilinen örneği heyecan ve korkuyla gelen iktidarsızlık ve iştah kesilmesidir.

2— OLUMLU ETKİLER:

Sevgi, cesaret, hoşgörü, huzur gibi duyguların ise, hipofiz damarlarını geniş tutarak hormon salgılarını yeterli, bol bir şekilde düzenlediğini tesbit etmişdir.

Şu halde sağlığın temel bir kanunu tamamen ilmî yoldan inceleyerek ortaya koymuş bulunuyoruz.

Sevgi, hoşgörü, huzur ve cesaretle iç dünyamızı zenginleştireceğiz. Nefret, kin, korku, ihtiras gibi duygulardan akrepten kaçar gibi kaçacağız.

Bir başka bölümde, bu duyguların nasıl ayarlanacağını ve günlük sağlık sigortamızın temel ilkelerini ne tarzda düzenleyeceğimizi anlatacağım.

Bu bahsi kapatırken hepimizin aklına gelen önceki bir soruyu cevaplamak istiyorum.

Hastalıkların moral yapımızla ilgisi, kanser dâhil, tüm hastalıklarda moral etkiler, maddi etkilerden daha önemlidir. Bu husus, yukarda an­lattığımız sistemle yakından ilgilidir.

Hormonal sistem, bağışıklık sistemimizi yönettiğinden, bütün hastalıklarda güçlü bir hormon dengesine ihtiyacımız vardır. Bu yüzden, moral güç hastalıklardan sağlığa dönmede en büyük güçdür.

• Bu yazı Onkolog Dr. Haluk Nurbaki, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, İslam Dininin İnsan Sağlığına Verdiği Önem (Ankara, 1985) kitabından alınmıştır.

About Author /

Hizmetleri yurt sınırlarını aşmış; ilîm ve mânâ konferansları ile insanlığa hizmete koşmuş, bu yolda son nefesini vermiş ama son noktayı koymamıştır. Bu gönül sevdasının ışığını; nuru ile yol bulanların gönlünde ve eserleri ile yansıtmaya devam ediyor ve edecektir.

Start typing and press Enter to search